23 Mart 2010 Salı

Key Ödemesi 22 Martta Başlıyor

Ödeme Listeleri 21 Mart'ta Resmi Gazete'de ilan edilecek. Bir gün sonra T.C. Kimlik numarasının son 2 rakamına göre ödemeler başlacak.

Konut Edindirme Yardımı ( KEY ) hak sahiplerine Ziraat Bankası kanalıyla yapılacak ödemelere , 22 Mart Pazartesi günü başlanacak. Edinilen bilgiye göre, Key ödemeleri 8 Aralık 2009 tarihli 5939 sayılı Kanun ve İlgili Yönetmelik gereği Zğraat Bankası kanalıyla 22 Nart - 2 Nisan 2010 tarihleri arasında yapılacak.

KİMLİK KARTI ŞART
Key ödemeleri Türk vatandaşlarına T.C. Kimlik Numarasıyla yabancı uyruklu hak sahiplerine ise Yabancı Kimlik Numarası veya Vergi Kimlik Numarası ile yapılacak.
Kurumlar tarafından T.C. Kimlik Nı ve Yabancı Kimlik Numarası veya Vergi Kimlik Numarası bildirmeyen hak sahiplerine ödeme yapılmacak.

İSMİ BULUNMAYAN
T.C. Kimlik No ve yabancı kimlik numarası veya Vergi Kimlik numarası ile yapılan sorgulama sonucunda listede isimleri yer almayan ya da hesabında yanlışlıklar bulunan KEY sahipleri önce adlarına ödeme yapan kurumlara , sonuç alamazsa Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) müracaat etmeleri gerekecek.

ATM 'den ÇEKCEK
Key hak sahiplerinden Ziraat Bankası'nda hesabı ve bu hesaba ilişkin Bankkartı bulunanlar, ilk günden itibaren tabloda belirtilen günleri beklemeden Ziraat Bankası ATM'lerinden paralarını alabilecekler. İlan tarihinden itibarek 5 yıl içinde talep edilmeyen alacaklar Hanineye irad kaydedecekler.

6.5 milyon emekliye zam umudu!


Bu dava emekliye yüzde 60 zam getirebilir.

1978 yılından 2000 yılına kadar SSK, Bağ-Kur ve memurlar için memur maaş katsayısı ile belli edilen bir emekli aylığı sistemi vardı. 8 Eylül 1999 günü Resmi Gazete’de yayınlanan 4447 sayılı Kanun ile 2000 yılından itibaren SSK ve Bağ-Kur çalışanlarının emekli aylığının hesaplanmasında, memur maaş katsayısının kullanılmasına son verildi. Memurların emekli aylıklarının hesaplanmasında sistem değiştirilmemiştir. Bu nedenle ister 1978 ister 1988, ister 2008 yılında emekli olsun eşit derece ve kadrolu memurlar kuruşu kuruşuna aynı emekli aylığını alırken, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin eşitleri arasında emekli oldukları yılların farklılığı ne kadar çoksa o kadar farklı emekli aylığı ortaya çıkmaktadır. Fark 2000 yılından itibaren katlanarak artmaya başlamıştır. Ayrıca, gerek 1997 gerek 2003 yıllarında Bağ-Kur basamak satın alma uygulamaları getirilmiş ve kişilere geriye doğru basamak fark paraları ödettirilerek, basamak
satılmıştır. Fakat iş emekli aylığına gelince geriye doğru basamak farkı peşin alındığı halde, geçmiş yıllar basamaklar artırılmadığından, basamak satın alanlar da alması gereken emekli aylığından daha
düşük rakamlı aylık almaktadırlar.

1999'daki kanun farkı patlattı

17 Ağustos 1999 depremini fırsat bilen dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın
yoğun çabaları ile basın ve millet depremin yaraları ile uğraşırken, millet can çekişirken 21 Ağustos 1999 günü toplanan TBMM, dört gün gece gündüz çalışıp 25 Ağustos 1999 günü 64 ana madde ve 9 geçici madde olmak üzere 73 maddeyi kabul etti. Kanun 08.09.1999 günü 4447 sayılı Kanun olarak Resmi
Gazete’de yayımlandı. Bu Kanun ile;

Emeklilik için 5000 gün ve 25 yıllık (kadınlar için 20) sigortalılık süresinin yanında bir de yaş şartı geldi. İşe giriş tarihlerine göre emeklilik yaşı kademelendirildi ve 40 ile 58 arasında tablolar yayımlandı.

08.09.1999 gününden sonra işe girenler için, kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını ve 7000 günü
doldurması şartı getirildi.

SSK ve Bağ-Kur’lular için emekli aylığının hesabı değiştirildi ve emekli aylıklarının TÜFE (enflasyon)
oranı ile GH (Büyüme-Gelişme) oranı dikkate alınarak hesaplamaya geçildi.

Aylık hesabında TÜFE ve GH dikkate alınırken, emekli aylıklarında sadece TÜFE oranının dikkate alınması
kanunlaştırıldı. Özellikle kendilerine süper emekli denen Üst Gösterge Tablosu’ndan emekli edilen
kişilerde had safhaya ulaşan ama tüm SSK emeklileri ile 2000 sonrası Bağ-Kur emeklilerinin
emekli aylıklarının düşük olmasına sebep olan ana uygulama, emekli olanlara sadece TÜFE oranı
kadar zam yapılmasıdır. Emeklilere (SSK ve Bağ-Kur) bu ülkenin gelişme (büyüme) oranından fark verilmemektedir. Bu da emekli olunan yıl ile bugün arasındaki süre uzadıkça emekli aylıklarının reel olarak gerilemesi demektir.

Emekli aylıkları düşüyor. İşte bu nedenle de eskiden beridir devam eden haksızlık ve 2000’den beri SSK ve Bağ-Kur’da eşitler arasında adaletsizlik var ve yıllar geçtikçe bu adaletsizlik-fark gittikçe büyüdü.
Düşünün, bir şirkette genel müdürsünüz, amirsiniz, şefsiniz,işçisiniz, amelesiniz ve 1999’dan önce en yüksek emekli aylığı göstergesi olan 15175 göstergeile emekli olmuşsunuz ama elinize şu an 600-700 lira aylık geçiyor. Öte yandan aynı sizin durumunuzda birisi bugün emekli olduğunda ise eline 2000 lira
emekli aylığı geçiyor.

Büyüyen ülkede küçüldüler

SSK’daki eşitler arasındaki emekli aylığı farklılığının en büyük sebebi, ülkenin gelişme hızından alınmayan paylardır. Zira, 1999’da (ve öncesinde) emekli olan birisinin emekli aylığı enflasyon oranı kadar artırılıyor ama ülkenin büyüme hızından düşen rakamlardan paylarına düşen ise verilmiyor. Öte yandan sonraki yıllarda emekli olanların emekli aylığı hesaplanırken refah payı da dahil ediliyor. SSK’daki eşitler
arasındaki farklılığının esas nedeni ilk defa aylık bağlanırken emekli olduğu yıla kadarki “gelişme hızı” uygulanması ama emekli aylığı bağlandıktan sonra “gelişme hızı”nın emekli aylığına yansıtılmamasıdır. Bu ülkenin 2000’den bu yana kümülatif gelişme hızı yüzde 60.2’dir. Gelir, TÜFE ve büyüme kadar
artırılmamış ve olan hep emeklilere olmuş, aylıkları her dönem reel olarak düşmüştür.

Anayasa Mahkemesi kararı bütçeyi sarsacak

Anayasa Mahkemesi, 506 sayılı Kanun’un geçici 82’nci maddesini iptal ederse ve bir yıl içinde TBMM, emeklilere ülkenin büyümesinden fark verme kararı çıkartırsa, 1999 ve öncesi emeklilerin aylıkları yüzde 60.2 artacak. Bu durumda 700 lira aylık alan bir SSK emeklisinin emekli aylığı 1122 liraya çıkacak. Farkın başlama tarihi de Ocak 2000 olacaktır. Aradan geçen 120 aylık dönem için de fark ödeme kararı TBMM’den çıkarsa, şu an için 50.646 lira fark ödemesi de yapılmalıdır.

Herkesin davası gerekebilir

Üç yıl öncesinde de benzer bir dava açılmış ve Anayasa Mahkemesi’ne gelmişti; şimdi Hamdi Öz de benzer dava açtı. Bu da Anayasa Mahkemesi’ne geldi ama mahkeme önceki davayı da 3 yıldır sonlandırmadı. Şayet, sonlandırsa bile bazı hukukçuların iddia ettiği gibi Anayasa Mahkemesi kararları geriye
yürümez, sadece Anayasa Mahkemesi’ne dava açanlar için geçerlidir denilebilir. Bu sebeple, gelişme hızı oranlarını aylıklara yansıtabilmek için bütün emeklilerin dava açması gerekebilir.

Farkı doğru bildirmediler

Çalışma Bakanı Anayasa Mahkemesi sonrasında oluşacak durumun maliyetinin 8 milyar lira
olacağı bilgisini verdi ama bu doğru değil. 2009’da SSK emeklilerine toplam 38.3 milyar lira ödedik. yukarıdaki gibi bir artış olursa ortalama artış oranı yüzde 43 civarında olacaktır. O halde sadece SSK emekli aylıklarındaki bir yıllık fark 16 milyardan fazla olacaktır. Bağ-Kur emeklilerine verilecek fark da
eklenirse rakam 20 milyarı aşacak. 10 yıllık fark ödenirse bu rakam 120 milyarı bulacaktır.

GAZETE HABERTÜRK - ALİ TEZEL


KEY'lerini alamayanlar ne yapacak?


1987 yılında başlayan ve 1995 yılında sona eren KEY hesaplarını, 2002 yılına kadar geçen bütün hükümetler tasfiye etmeyi beceremediler, hatta bırakın becermeyi, düşünmediler bile. Ancak, şu andaki AK
Parti hükümeti cesur bir kararla, önce TTF (Tasarrufu Teşvik Fonu) sonra da KEY (Konut Edindirme Yardımı)
hesaplarını tasfiye kararı aldı. Bunun için birkaç denemeden sonra 22.05.2007 günü 5664 Sayılı
“Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun” TBMM’de kabul
gördü ve 30.05.2007 günü Resmi Gazete’de yayınlandı. İlk çıktığında, süreç altı ay içinde bitecek ve 31.12.2007 günü herkes KEY parasını alabilecekti. Fakat, memurlar için kamu kurumları, SSK’lılar için ise SSK (yeni adıyla SGK) liste oluşturamayınca süreler bazen yasa gereği Bakanlar Kurulu’nca, bazen
de yasalarla uzatıldı. KEY hesaplarının tasfiyesine ilişkin 5664 Sayılı Kanun ile 28 Temmuz 2008 günü
açıklanan ilk hak sahibi listesiyle 5 milyon 397 bin 382 hak sahibine toplam 2 milyar 544 milyon 31
bin 930 lira ödeme yapılmış olup, ilk listede ismi bulunmadığı halde KEY alma hakkına sahip olduklarını
ileri sürenlere de itiraz hakkı tanınmıştı.

İLK LİSTEYE 5.8 MİLYON KİŞİ İTİRAZ ETTİ

28 Temmuz 2008 günü açıklanan ilk listeye, bazıları hiç ismi olmadığı için bazıları da açıklanan KEY alacak rakamı az diye 28 Ekim 2008 gününe kadar itiraz etti. İtiraz edenlerin 1.5 milyonu emur, 4.3 milyonu da SSK’lı idi. İtirazlar sonrasında ikinci liste 28 Aralık 2008 günü ilan edilecekti ama yetiştirilemeyince
süre kanunla 28 Haziran 2009 gününe kadar uzatıldı. Fakat, 28 Haziran gününün üzerinden epey süre geçtiği halde yetkililerden ne bir ses ne de bir nefes gelmeyince, Habertürk Gazetesi olarak
“KEY’de sessizlik sayacı” yapıp gün saymaya başladık. Ardından da 150’nci gün geldiği halde eğer bir
açıklama yapılmamışsa 5.8 milyon kişi için dava dilekçesi hazırlayıp gazeteden yayınlayacağımızı duyurduk.
Bu köşeden 5.8 milyon kişiye göre dava dilekçesi örnekleri hazırlayacağımızı duyurmamızdan sonra dava
sürecini engellemek ve ötelemek için yeni bir kanuni düzenleme yaptılar. Yeni düzenleme
gereğince KEY işini sulandırdılar ve 31.03.2011 gününe kadar yaydılar.

108 aylık sürenin tamamı için kesinti yapılan 1.560 lira alacak

Yaklaşık 5.8 milyon Konut Edindirme Yardımı itirazcısından sadece 1 milyon 685 bin kişi için yeni KEY listesi dün Resmi Gazete’de yayınladı. Uygulama gereğince paralar, bugünden itibaren Ziraat Bankası
şubelerinden veya ATM’lerinden alınmaya başlanacak. Ödemeler sırasıyla 2 Nisan 2010 gününe kadar devam edecek. Kişiler, açıklanan listede var olup olmadıklarını ve isimleri varsa ne kadar para alacaklarını Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş’nin (http://www.emlakgyo.com.tr/) internet sitesinde sorgulayabilecek. Öte yandan, sorumlu bir girişimci de www.keysorgulama.net adresinde
yayına soktuğu hesaplama modülüyle kimlerin ne kadar KEY alması gerektiğini hesaplayan bir sistem geliştirmiş. Hesaplamayı yaparken de, Konut Edindirme Yardımları’nın yapılmaya başlandığı 1987 yılı ocak ayından itibaren, her ay yapılan yardım tutarını, Emlak Bankası’nın o ay için geçerli olan 6
aylık vadeli mevduat hesabıyla faizlendirmiş. Bu işlem 1999 yılı aralık ayına kadar, birleşik faiz hesabıyla yapılmış. Sonrasında, o ana kadar hesaplanan toplam tutar, açıklanan 4.51 nema katsayısıyla çarpılarak hak sahiplerine ödenecek tutar bulunmuştur. Ayrıca, devlet tarafından açıklanan yüzde 10 gecikme faizi de hesaba dahil edilmiştir. Adına 108 ayın tamamı boyunca konut edindirme yardımı yatırılmış
bir hak sahibinin alacağı miktar, 1560 TL (bin beş yüz almış) olarak belli edilmiştir. Sizler de mahkemeye gitmek istiyorsanız bu modülü kullanarak hesaplama yapıp, dava edeceğiniz KEY tutarını bulabilirsiniz.

SSK’lıların dava açması engellenmek istendi

TBMM’nin 8 Aralık 2009 günü kabul ettiği 5939 Sayılı Kanun’a göre, “İkinci fıkrada belirlenen
sürenin sonuna kadar ilgili kurum ve kuruluşlarca bankaya gönderilen listelerde belirlenen hatalı bildirimler, banka tarafından azami 3 ay içinde ilgili kurumlara düzeltme işlemleri için iade edilir. Hatalı
bildirimlerin düzeltilmesiyle ilgili süre 31.12.2010 tarihinde sona erer. Ancak kurum ve kuruluşlar, süre sonunu beklemeden düzeltmesi tamamlanan listeleri üçer aylık dönemler halinde bankaya gönderir. Bu düzeltme sırasında, 30.6.2010 tarihinden sonra yeni hak sahibi bildirimi yapılamaz. Banka, ikinci fıkrada
belirlenen sürenin sonuna kadar yapılacak bildirimlerden hatasız olanlara göre hazırlanacak listeleri 31.3.2010 tarihine kadar, kurum ve kuruluşlarca düzeltme işlemleri yapılarak gönderilen
listeleri ise üçer aylık dönemler halinde Emlak Konut GYO’ya gönderir. Düzeltmeler neticesinde hazırlanacak son liste 31.3.2011 tarihine kadar EGYO’ya gönderilir. Bankaca EGYO’ya bildirilen listeler, hak sahipliğinin tespitine esas olmak üzere EGYO tarafından Resmi Gazete’de ilan edilir” denilerek
özellikle 4.3 milyonluk SSK’lı kesimin dava açmasının önünü kesmeye çalıştılar.

Hisse senediyle KEY ödemesinde bir hissenin değeri 1 kuruş hesaplandı

İtirazların ardından oluşturulan yeni listeyle KEY ödemelerinde yeniliklerden biri de isteyene Emlak Konut
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı hisse senediyle yapılması oldu. Ancak kimlik numarasını
girerek hesabına bakanlar alacak tutarının bulunduğu satırın sonunda alacaklarının kaç hisse senedine karşılık geldiği de belirtiliyor. Bu hisse senetlerinin değerimerak konusu. Emlak Konut yetkililerinin verdiği bilgiye göre yasanın çıktığı tarihteki Emlak Konut’un yaklaşık 2 milyar liralık öz kaynağı ve 650
milyon liralık da öz sermayesi dikkate alınarak hesaplama yapılmış. Buna göre ödemesini hisse senediyle alanlar için bir senet bir kuruş nominal değere karşılık geliyor. Buna göre örneğin
hesabında 1000 hisse senedi görünenler, 1000 kuruşluk yani 10 liralık hisse senedi almış olacaklar. Ancak hak sahibi ödemesini nakit almak istediği takdirde bu kez 4.51’lik katsayıya bölünerek
hesap yapılıyor. Yani 10 liralık hisse senedine karşılık gelen nakit alınabilecek tutar 2.2 lira. Ya da diğer bir deyişle 1000 lira KEY alacağı belirtilen hak sahibine isterse 221 adet hisse senedi verilebilecek. Hisse senedi almak isteyenlerin 9 Nisan’a kadar başvuru yapması gerekiyor.

İlk gün 122 bin kişiye 76 milyon lira ödendi

Tasfiye Halindeki Emlak Bankası KEY Birimi tarafından, tasfiye kanunu çerçevesinde hazırlanan ilk isteye istinaden KEY Yardımı ödemeleri başladı. Ziraat Bankası, bu listelere istinaden, ilk gün 122 bin kişiye 76 milyon lira civarında ödeme gerçekleştirdi. ATM’lerden de ödeme yapılması nedeniyle, ilk gün yapılan ödemenin 80 milyon liraya yaklaşacağı tahmin ediliyor. Bu arada, KEY ödemelerini Emlak Konut GYO’nun ‘keyodemeleri.com’ sitesinden sorgulamak için saniyede 25 bin kişinin bilgisayara giriş yaptığı, bu nedenle bazı vatandaşların bilgiye ulaşmakta zaman zaman sıkıntı yaşadığı öğrenildi. Sistemin, 6 server ile 135 megabite kapasite ile hizmet verdiği kaydedildi.

GAZETE HABERTÜRK - ALİ TEZEL